İstanbul Park Formula 1 Pistinin Özellikleri

Formula 1 Rolex Türkiye Grand Prix heyecanı başladı. Formula 1’in yeniden Türkiye’ye döndüğü yarış için bir kademe daha yumuşak lastikler önerildi.

İstanbul Park Formula 1 Pistinin Özellikleri

İstanbul Park’ın en ünlü dönemeci olan 8. Viraj, Formula 1’in de en harika virajları arasında sayılıyor. 640 metrelik mesafesiyle (toplam turun %12’si) çok uzun olan ve yüksek hızda alınan bu virajın tepe noktaları otomobillere ve lastiklere 5g’yi aşan kuvvetler yüklüyor. Sonuç olarak, Türkiye lastikler için zor bir pist. Lastiklerden çok fazla kuvvet aktarılıyor. Dolayısıyla da otomobiller lastikleri yere doğru itmek için yüksek ‘downforce’ ile çalışıyor. Diğer pek çok viraj da lastiklere kayda değer kuvvet yüklüyor. 1. Viraja yaklaşılırken yokuşu tırmanmaya başlamadan önce ciddi bir eğim yer alıyor. Arka düzlükteki yukarı eğimli hafif dönüş, Spa’daki Eau Rouge’dan alınan ilhamla “faux rouge” olarak da biliniyor. Pistin genel yerleşim düzeni, bulunduğu bölgenin doğal iniş çıkışlarından bolca yararlanıyor. Türkiye Grand Prix’sinin 2020 yarışından bir ay önce koşulacak olması nedeniyle hava durumu soru işareti olmaya devam ediyor. Geçen yıl özellikle sıralamalarda yağmurun hakimiyeti söz konusuydu. En yumuşak C4 hamurun İstanbul’da henüz hiç kullanılmadığı da düşünüldüğünde takımların elinde yeterince lastik verisi bulunmuyor. Geçen yıl Lewis Hamilton, sekiz tur Cinturato Mavi tam ıslak lastik, 50 tur Cinturato Yeşil orta lastik kullanıp bir pit stop stratejisiyle yarışı kazanmıştı. Ayrıca, yedinci kez şampiyon olarak rekoru egale etmişti. Lewis Hamilton dahil sadece dört pilot tek pit stopu tercih ederken çoğunluk iki pit stop yapmıştı.

 

MARIO ISOLA  F1 VE OTOMOBİL YARIŞLARI DİREKTÖRÜ

“Türkiye, geçen sezonun en dramatik ve öngörülemeyen yarışlarından birine sahne olmuştu. Bunun en büyük nedenlerinden biri yeni asfaltın düşük kavramasından ötürü pistin çok kaygan olmasıydı. Pistin kayganlığı, yağmurun da etkisiyle birçok kişiyi hazırlıksız yakaladı. Bu nedenle daha yumuşak bir lastik önermeye karar verdik. Bu yıl yarışın bir ay önce gerçekleşmesi ve dolayısıyla havanın biraz daha sıcak olması da bu kararımızda etkili oldu. Bu lastiklerin önermemizden sonra piste yüksek basınçlı suyla temizleme işlemi uygulandı. Bunun sonucu olarak zeminin daha kaba olmasını ve daha fazla kavrama sunması bekleyebiliriz; dolayısıyla daha yumuşak hamurlarla geçen yıla kıyasla daha yüksek oranda aşınmayla karşılaşma olasılığımız da var. Bunu ancak oraya gittiğimizde göreceğiz; bu nedenle serbest antrenmandaki çalışmalar çok yararlı olacak. Geçen yıl her şey çok yeni olduğu için en sert lastikleri getirerek tutucu bir seçim yapmıştık. Bu hafta sonu bir kademe daha yumuşak lastikleri seçmemiz büyük olasılıkla birkaç farklı strateji görmemizi de sağlayacak.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir