Pandemi Sürecinde Yeme İçme Sektörü İçin Neler Yapabiliriz

Tüm dengeler alt üst oldu. Nevrimiz döndü. Bünyemiz şaştı. Aklımız kaçtı. En fenası da psikolojiler darmadağın…

Bugüne kadar pek çok felaket ve krizle burun buruna geldik. Terör, deprem, ekonomik kriz, darbe…Ben hep derdim ki; ne olursa olsun, yeme – içme ve eğlence sektörüne bir şey olmaz. Mutlaka ayakta kalır, yıkılmaz. Fakat Covid19 öyle bir giriş yaptı ki sahnelere… Bırakın ayakta kalmayı; yıkıldı ve her yer toz duman oldu.

PANDEMİ SÜRECİNDE SEKTÖRÜ AYAKTA TUTABİLMEK İÇİN NELER YAPABİLİRİZ?

Birlik olalım. Meslektaşlarımızla, yeme – içme ve eğlence dünyasına hizmet verenlerle örgütlenme ve birlikte hareket etme zamanı. Birlikte neler yapabileceğimizi konuşalım, tartışalım ve havada kalmasın; değerlendirelim.
Karamsar olmayın ama çok da iyimser olmayın.

Bu süreçte kötüyü düşünün, ona hazırlanın. Plan yapın, harita çizin. Akıl alın ve beyin fırtınası yapın.
Belki de eskisinden daha güçlü olacaksınız. Fark yaratacak yeni projelere açılan kapının anahtarlarını bulacaksınız…

Paranızı son kuruşuna kadar harcamayın. Tabi kaldıysa…

Bu salgınla anladık ki, böylesi belirsizlik dönemlerinde ayakta kalmak adına kenarda paramızın olması şart. Yola devam edebilmek için hesabımızı bilelim, her zaman kenara para atalım. Atamıyorsak da sonuna kadar harcamayalım 🙂

PANDEMİ SONRASINDA ETKİNLİKLERE KATILIM NASIL OLACAK?

Telefonlarla ve sosyal medya kanalları ile iletişim kurduğumuz işletmeciler, mekan sahipleri, sektör çalışanları ve müdavimlerin geneli biraz umutsuz. Hala belli bir tarih verilmedi. Kiralar işliyor. İşletme sahibi, garson, komi, çiçekçi, tuvaletçi kan ağlıyor.

Temennimiz; kalabalığı, samimiyeti, bir arada olmayı seven millet olarak yeniden eski günlere çabucak kavuşabilmek ve yeme – içme sektörünü canlandıracak güzel gelişmeleri görebilmek…

GASTRONOMİ EKONOMİSİ NE DURUMDA?

Hizmet sektöründe ekonomik canlanma ve istihdamda önemli bir tüketim alanı olan gastronomi ekonomisi, son yıllarda yerli ve yabancı yatırımcılarla olumlu ilerleme kat ederken Covid19 salgını sonrasında ciddi kayıplar yaşamaya başladı.

Yeme – İçme sektörü yıllarca turizm sektörüne katkıda bulunmuşken, bakanlık ve devlet nezdinde bu zorlu süreçte fayda sağlayan hiçbir destek göremedi. Mart ayında kapanan, sonrasında saat sınırlaması ile açılan ve yeniden kapanmak zorunda kalan sektör, devletten destek bekliyor. KDV, stopaj, kira, geri kazanım katkı payı bu beklentilerin başında yer alıyor.

MARKANIZI NASIL AYAKTA TUTABİLİRSİNİZ?

20 yıldır yeme – içme sektörüne hizmet veren ajans, marka ve mekanlara dergi editörü, web admin ve sosyal medya uzmanı olarak katkıda bulundum.

Mart 2020 itibariyle tüm ülkeyi etkisi altına alan corona için alınan önlemler yeme – içme sektörünü alt üst etti.
Ülkeyi ayakta tutan, turizme katkısı olan sektörü ve ailelerini geçindirmek zorunda kalan çalışanları tüketti.
Kalabalığın içinden farkedilmek için stratejiler geliştirmek durumunda kaldık. Size küçük bir tüyo; şu an sosyal medyada sessizlik hakim, çığlık atmanıza gerek yok, fısıldamanız bile farkedilmeniz için yeterli olacaktır. Pandemi sürecinde sosyal medya kanallarını aktif olarak kullanın. Şu anda dükkanınız kapalı olabilir ama siz halen bir markasınız. Markanızı yaşatmaya devam edin. Akıllarda kalın.

Özellikle yeme – içme sektörünün darbe yediği bugünlerde; bütçe gerektirmeyen sosyal medya kanalları üzerinden hatırlatmalı paylaşımlar, özel gün kutlamaları ve influencer, blogger yönlendirmeleri ile internet başında vakit geçiren kesime kendini unutturmamanın en kolay yolu.

EĞLENCE MEKANLARININ AKIBETİ NE OLACAK?

Hatırlarsanız bakanlık ilk olarak gece kulüplerini kapattı. En son da kıraathaneler, nargile salonları ve kafeler. Sektördeki her işletme ve işletmeci bizim için kıymetli fakat gece kulübü, meyhane, canlı müzik mekanları üvey evlat muamelesi görmeyi haketmiyor. Kapasiteler, hijyen kuralları doğrultusunda tüm mekanlara eşit uzaklıkta durulması taraftarıyım. Bitkisel tedavi ürünleri satışı yapan Prof Dr. Ahmet Maranki’nin fırsattan istifade; ‘insan sağlığına zararlı olduğu’ gerekçesi ile ‘fast food restoranları, meyhane ve gece kulüplerinin’ tamamen kapatılması için imza toplamak içinduyuru yapması oldukça manidar. Yapmayın. Sektör zaten darbe yemişken, bu sektörden evin ekmek götüren çalışanları, sanatçıları ve tedarikçileri düşünmeden söylenen her söz, yapılan her hareket vicdana da, düzene de, hukuk kurallarına da aykırıdır.

Kriz anlarında insanın içindeki canlılık iki katına çıkar!

Kimse bu krizin ne kadar süreceğini ve salgının gerek insanlar gerekse sektörler üzerinde etkisinin boyutlarının ne olacağını henüz tahmin bile edemiyor. İnsanlar uygulamalar indirerek, satın alarak ‘evde kal’manın keyfine varmaya çalışıyor. Belki de atağa geçen tek sektör (fırın ve marketler dışında) bilişim sektörü. Birbirleriyle iletişim kurmaya hasret kalanların kullandığı uygulamalar arasında ‘zoom’ açık ara önde giderken instagram canlı yayınları ve youtube videoları peşi sıra onu takip ediyor. Daha çok düşünüyoruz. Daha çok paylaşıyoruz.

@simreiletisim

Sitare Atabay

sitareatabay@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.